edebiyat

Bilimkurgunun isimsiz kahramanı: Edward Page Mitchell

 

Edward Page Mitchell, 1852-1927 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir gazete editörü ve kısa öykü yazarıdır. Özellikle bilimkurgu türünde erken bir dönemde verdiği eserlerle, türün gelişmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Öykülerinde, ışınlanma, zamanda yolculuk, görünmezlik, sonsuz hız ve zihin transferi gibi, modern bilimkurgunun kilit konuları arasında bulunan konular yer almakta ve öykülerinin bu alt türlere ait en erken örnekler olduğu düşünülmektedir.

 

Edward Page Mitchell (görsel: Autodidactproject)

 

Mitchell, Maine Eyaleti’nde bulunan Bath şehrinde dünyaya gelmiş ve sekiz yaşında, ailesi ile beraber New York’a taşınmıştır. Ancak Amerikan İç Savaşı’nın devam etmekte olduğu bu tarihlerde, 1863 yılında, çalışan erkeklerin askere alınması ile ilgili çıkarılan bir kanun nedeniyle gerçekleşen ayaklanmalar sırasında, bu defa Nort Carolina Eyaleti’ne taşınmışlardır. Mitchell’in yayımlanan ilk yazıları, on dört yaşında The Bath Times ‘a yazdığı, bu ayaklanmalar hakkındaki anı niteliğindeki mektuplardır.

Bundan iki yıl sonra, 1872 yılında, başına tuhaf bir kaza gelmiştir. Main’deki Bath’a bir tren yolculuğu sırasında, trenin motorundan fırlayan kor halindeki bir kömür parçası, trenin camını kırarak sol gözüne çarpmış ve gözünün kör olmasına neden olmuştur. Doktorlar, birkaç hafta boyunca gözünü tedavi etmeye çalışmış, ancak bu sırada, yaralanan insan gözlerinde kimi zaman rastlanan sempatik oftalmi olarak adlandırılan bir durum nedeniyle, sağ gözü aslında yaralanmamış olmasına rağmen görme yeteneğini yitirmiş ve Mitchell tamamen kör olmuştur. Sol gözü, sonrada iyileşerek görme yeteneğini geri kazanmış, ancak sağ gözü iyileşmemiştir. Bu nedenle, sağ gözü, cerrahi müdahale ile çıkarılmış, yerine protez cam bir göz yerleştirilmiştir. Bugün en ünlü olan öyküsü The Tachypomp ‘u, bu sıralarda yazmıştır.

 

Edward Page Mitchell’in “The Tachypomp” adlı öyküsü ilk kez Türkçe olarak sizlerle!

 

Mithchell daha sonra ilk kez, Boston, Massachusetts’deki Daily Advertiser ‘da profesyonel gazeteciliğe başlamış ve buradaki akıl hocası, kendisi de erken bilimkurgu yazarları arasında sayılan Edward Everett Hale olmuştur. Hale’in The Brick Moon [Tuğla Ay] adlı eseri, yapay uydular hakkındaki ilk eser olarak görülmektedir.

Mitchell, daha sonra The Sun ‘da [Güneş] sürekli olarak çalışmaya başlamıştır. Yayın hayatına 1833 yılında başlayan gazete, “It Shines for All” [Herkes için Parlıyor] sloganını benimsemişti; ve sloganında belirttiği şekilde, hedef kitle olarak işçi sınıfını seçmişti. Ancak bu seçimin bir sınıf bilincinden kaynaklı veya bu bilinci yaratma amaçlı olduğu düşünülmemelidir; zira The Sun, kendi döneminde New York’da, The New York Times ve New York Herald Tribune ile birlikte öne çıkan üç gazeteden biri ve içlerindeki en muhafazakâr olanıydı. Ancak, alt sınıflar arasında okur yazarlığın oranının artışı ve artmakta olan gelir seviyesi, artık onların da birer gazete tüketicisi olabilecek hale geldiğini gösteriyordu.

 

The Sun’ın 26 Kasım 1834’deki ön sayfası (görsel: Wikipedia)

 

Mitchell’in, The Sun gazetesine girişi ise, 1874 yılında yayımlanan Back From that Bourne [O Diyardan Dönüş] adlı bir hayalet öyküsü ile gerçekleşmiştir. Öykü, gazetede gerçek bir olaymış gibi basılmıştır. The Sun gazetesinde, Mitchell’dan önce de böyle bir gelenek bulunmaktaydı; bundan kısaca bahsetmekte fayda var.

The Sun dönemindeki gazeteler, içerik olarak yalnızca siyaset, kitap eleştirileri ve tiyatroya yer vermekteydi. Gazete, kendi içeriğini, kendi hedef kitlesinin ilgisini çekeceğini düşündüğü şekilde, suç vakaları, intiharlar, ölümler ve boşanmaları içerecek şekilde genişleten ilk gazetelerden biri olarak, başka bir deyişle “sıradan insanları” konusu haline getirerek, kendi döneminde büyük ses getirmiştir. Aynı zamanda, abonelik harici, reklam alma modeli ve “sokakta satılma” modeli ile ayakta kalınabileceğini göstermiştir. Bu model beraberinde, haberin ne olduğundan ayrı olarak “nasıl anlatıldığı” konusunda da yenilikler getirmiştir.

Gazetenin tarihindeki önemli noktalardan biri, 1835 yılında yayımladığı, bugün The Great Moon Hoax [Büyük Ay Aldatmacası] olarak bilinen, altı makaleden oluşan uydurma bir seridir. Bu yazı dizisi, sahte bir şekilde, dönemin İngiliz Astronomlarından biri olan Sir John Herschell’in, Ay’da bizonların, keçilerin, tekboynuzların, kanatlı, insansı yarasaların yaşadığını keşfettiğini, ayrıca, Ay yüzeyinde, okyanuslar, kumsallar ve ağaçların olduğunun keşfedildiği şeklindedir. Makalelere göre, keşifler, “tamamen yeni bir ilkeye göre işleyen muazzam bir teleskop” ile yapılmış, ancak teleskop, Güneş ışınları nedeniyle, tüm gözlemevinin yanarak yok olmasına neden olmuştur. Başka bir deyişle, tüm kanıtlar yok olmuştur. Bu, aslına bakılırsa, hikâyenin, gerçekleştikten sonraki tarihlerde gündelik hayat üzerinde nasıl olup da hiçbir değişikliğe neden olmadığını açıklamak için Gotik Edebiyat’ta sıkça kullanılan bir edebi araçtır.

 

The Sun’da basılan sahte keşif hakkındaki bir taş baskı (görsel: Wikipedia)

 

Makaleler, yalnızca kitleleri kandırma amacını değil, aynı zamanda, o dönemde yapılan astronomik keşifleri eleştirme amacını da gütmektedir ve bu nedenle komik bir dille yazılmışlardır. Makaleler, Edgar Allan Poe’nun, görece merak uyandırmamış öykülerinden biri olan, daha ciddi ve billimsel bir dille yazılmış, Southern Literary Messenger ‘da yayımlanan, The Unparalleled Adventure of One Hans Pfaall ‘dan [Hans Pfaal İsimli Birinin Görülmedik Macerası] yalnızca birkaç hafta sonra yayımlanmış ve bu nedenle de intihal iddialarıyla Poe’nun nefretini üzerlerine çekmiştir. Poe’nun bu konu hakkında tam on yıl boyunca söylendiği rivayet edilir. Poe’nun ne kadar sivri dilli biri olduğunu bilmeyenler için, bunun aşağı yukarı on yıl boyunca çeşitli aralıklarla bıçaklanmaya eş değer olduğunu belirtmek gerekiyor.

Bu sahte makaleler, The Sun ‘ın satışlarında hatırı sayılır bir yükselişe neden olmuş, ve satışlar hikâyenin sahte olduğu ortaya çıktıktan sonra dahi tekrar eski seviyesine gerilememiştir. Makaleler, gazete tarafından geri çekilmemiştir.

The Sun, 1844 yılına gelindiğinde, belki biraz da artık Poe’nun dilinden yorulmuş olduklarından olsa gerek, The Great Balloon Hoax [Büyük Balon Aldatmacası] olarak isimlendirilen ikinci bir skandala imza atmıştır. Bu defa Poe tarafından yazılan öyküde, Monck Mason isimli Avrupalı bir balon pilotu tarafından, Atlantik’in 75 saat içerisinde geçildiği, oldukça ayrıntılı ve akla yatkın bir dille anlatılıyordu. Makalede, ayrıca balonun teknik detayları ve planı da bulunmaktaydı. Hikâye, iki gün sonra gazete tarafından geri çekilmiştir.

 

1844 yılında The Sun’da yayımlanan “The Balloon Hoax”da geçen Victoria isimli balonun planı (görsel: Wikipedia)

 

Bu hikâye yayımlandığında, on yıl önceki öncülü kadar, hatta belki daha bile fazla ilgi uyandırmıştır. Hatta, Jules Verne’in, 80 günde devrialem adlı romanını buradan esinlenerek yazdığı söylenir. Poe’nun kendisi, olay hakkında, insanların gazetenin bir baskısına sahip olabilmek için The Sun binasını kuşattıklarını söylemiş ve “Bir gazeteye sahip olmak için bu kadar yoğun bir heyecan yaşayan bir kitleye hiç şahit olmadım,” yazmıştır. Poe’nun kendi başarısı hakkında yazdığı bu satırlara belli bir miktar şüphe ile yaklaşmakta fayda olmasına rağmen, The Sun ‘ın, bu tür hikâyelere daha sonra da düzenli olarak yer vermiş olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Mitchell’in kendisinin de, hikâyelerinde Poe’nunkilere benzer şekilde ciddi karakterlere gülünç isimler vermesi gibi, Poe’nun çalışmalarından etkilendiğini göstermektedir

 

Edgar Allan Poe tarafından yazılan sahte haberin yayımlandığı The Sun gazetesine ait 13 Nisan 1844 tarihli ön sayfa (görsel: Wikipedia)

 

Mitchell, The Sun için bilimkurgu ve fantezi türünde hikâyeler yazmaya devam etmiştir. Özellikle bilimkurgu hikâyeleri arasında, 1877’de yayımlanan ışınlanma hakkındaki The Man without a Body, yine 1877’de yayımlanan bedenler arasında zihin transferi hakkındaki Exchanging Their Souls, 1879’da yayımlanan insansı androidler hakkındaki The Ablest Man in the World, görünmezlik hakkındaki, H. G. Wells’in 1897’de yayımlanan The Invisible Man ‘inden on altı yıl önce, 1881’de yayımlanan, The Crystal Man ve yine H. G. Wells’in 1895 yayımlanan The Time Machine ‘inden altı yıl önce, 1881’de yayımlanan, zamanda yolculuk hakkındaki The Clock that went Backwards sayılabilir. Ayrıca birçok hikâyesinde, birden fazla bilimkurgusal öge bulunmaktadır. Örneğin, 1874 tarihli The Tachypomp adlı öyküsünde, sonsuz hız, devridaim makinaları, dünyanın merkezinden geçerek öteki yüzeyine yapılan bir yolculuk ve bayağı kesir hesapları yapabilen ve sone besteleyebilen bir android bulunmaktadır.

Veya başka bir örnek olarak, 1879 tarihinde yayımlanan Senator’s Daughter [Senatör’ün Kızı] adlı öyküsünde bulunan, pnömatik tüpler ile seyahat, elektrik ile ısınma, gazetelerin uzaktan bağlantı ile basılması, dondurulma ile yaşamın askıya alınması gibi icatların yanısıra, kadınların seçme seçilme hakkı ve ırklar arası evlilik gibi sosyal tahminlerde de bulunmaktadır.

Mitchell, 1903 yılında The Sun ‘ın baş editörü olmuştur.

Mitchell, ilki 1874 yılında, ikincisi ise 1912 yılında olmak üzere, iki defa evlenmiştir. İlk evliliğinden dört, ve ikinci evliliğinden de bir oğlu olmuştur. Yazar, 1926 yılında vefat etmiştir.

 

Kaynaklar:

https://en.wikipedia.org/wiki/Edward_Page_Mitchell
https://en.wikipedia.org/wiki/Great_Moon_Hoax
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Balloon-Hoax
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Sun_(New_York)
https://en.wikipedia.org/wiki/The_Tachypomp

 

Edward Page Mitchell’ın RAOST.NET’te yayımlanan öyküleri

Takipomp
Ruh Spektroskopu
Vücudu Olmayan Adam
Dünyadaki En Kudretli Adam – Bölüm 1, Bölüm 2, Bölüm 3
Kristal Adam – Bölüm 1, Bölüm 2, Bölüm 3, Bölüm 4, Bölüm 5
Geriye Giden Saat – Bölüm 1, Bölüm 2, Bölüm 3, Bölüm 4, Bölüm 5