Bir Simülasyonda Nasıl Yaşamalı

 

Bir Simülasyonda Nasıl Yaşamalı *

 

Yazan: Robin Hanson
Orijinal adı: How To Live In A Simulation
Journal of Evolution and Technology, Cilt. 7, Eylül 2001
[Köşeli parantezler çevirene aittir.]

 

Eğer bir simülasyon içerisinde yaşıyor olma ihtimaliniz varsa, her şey bir tarafa, diğer kişilerle daha az ilgilenmeniz, bugünü yaşamanız, önemli olayların bir parçası olmaya çalışmanız, daha eğlenceli ve takdire değer olmaya çalışmanız ve çevrenizdeki ünlü kişileri mutlu etmeniz ve ilgilerini toplamaya çalışmanız gerekir.

 

İnsanlar rol yapmayı ve diğerlerini rol yaparken izlemeyi sever. Hikâye anlatımından, oyunlara, filmlere, sanal gerçekliğe, kadar insanları hayal edilen mekanları ve olayları izlediklerini hissettirme konusunda hep daha iyiye gidiyoruz. Aynı zamanda rol-yapma konusunda [İng. role-playing ], yani birçok kişinin olanları görebildiği ve hepsinin başka bir zaman ve başka bir yerdeki kişiler gibi rol yaptığı ortamlar konusunda da ilerliyoruz. Sonunda, bu tür rol-yapma-oyunları o kadar iyi bir hale gelebilir ki, insanlar bunun yalnızca bir simülasyon olduğunu unutabilirler.

Bu da bizi, Matrix, 13. Kat, Truman Şov ve Karanlık Şehir gibi birçok yakın tarihli filmin ilgi çekici önermesine getiriyor: Gelecekteki insanlar, insanların simülasyon olduğunu bilmedikleri rol-yapma simülasyonları yaratırlarsa ne olur? Bu önerme bizi, doğal olarak daha da düşündürücü bir önermeye götürüyor: Gelecekteki insanlar bizim dünyamıza çok benzeyen bir simülasyon dünyası yaratabilirler. Öyleyse, herhangi birimiz şu an bu tür bir rol-yapma simülasyonunda olmadığımızdan ne kadar emin olabilir?

Bununla ilişkili bir senaryo, Uzay Yolu: Yeni Nesil isimli dizideki holodeck ‘tir. Holodeck, insanların hem gerçek insanlarla, hem de kapsamlı bilgisayar simülasyonu olan kişilerle rol yapmasını sağlayan bilgisayar ürünü ortamlar sağlar. Bilgisayar simülasyonu olan insanlar, günümüzde, gerçek insanların karmaşıklığı ve kapsamlılığının yalnızca silik birer gölgesidir. Fakat eğer daha iyi simülasyonları daha düşük maliyetle üretmeye devam edersek, zamanla simüle edilmiş insanların en azından bir kısmı, gerçek insanlar kadar kapsamlı bir hale gelebilir. Holodeck’te, simüle edilmiş bir kişi, simüle edilmiş olduğunu fark etmeyebilir. Dolayısıyla şu soru ortaya çıkmaktadır: Herhangi birimiz, gelecekteki bir holodeck simülasyonunda simüle edilmiş kişiler olmadığımızdan ne kadar emin olabilir?

Açıkça görülüyor ki, bir simülasyon içerisinde yaşıyor olmadığımızdan emin olamayız. Nesillerimizin varlıklı, uzun ömürlü olma ihtimalleri ve bizi simüle etme merakları ne kadar fazlaysa, bize benzer gerçek insanlara göre, bize benzer simüle edilmiş insanların ortalama sayısının da o kadar fazla olmasını beklemeliyiz. Ve bu nedenle nesillerimizin bu denli varlıklı olacağını düşünüyorsak, bizlerin aslında bir simülasyonda yaşıyor olduğumuzu beklememiz gerekir (Bostrom 2001).

Şimdi, eğer bizler, bu yakın zamanlı filmlerdeki karakterler gibi, çevremizdeki dünyada aslında simülasyonda yaşıyor olduğumuza işaret eden belirli ipuçları keşfetseydik, elbette, bu ipuçlarını dikkatlice ele alarak, hayatlarımızı nasıl yaşamamız gerektiği ile ilgili ne anlama geldiklerini düşünürdük. Fakat bu, belirli ipuçlarının yokluğunda, birçok gözlemci, bizim bir simülasyonda yaşıyor olmamıza dair yalnızca bir ihtimal olduğunu ve bunun da göz önünde bulundurmamız gereken işaretleri olmadığını varsaymaktadır.

Ancak, bu pek de doğru değildir. Genel olarak, kararlarınızın, yaşıyor olabileceğiniz farklı olası dünyalara göre belirlenen bir ağırlıklı ortalama üzerine kurulması gerekir. Nesillerimizin, içerisinde bizim gibi insanların da bulunduğu (gerçek veya simüle edilmiş) kapsamlı simülasyonlar yaratacağı ihtimaline sıfırdan farklı bir öznel olasılık belirliyorsanız, bu durumda, şu anda bu tür bir simülasyon içerisinde yaşıyor olmanız ihtimalinize de sıfırdan farklı bir öznel olasılık vermeniz gerekir. Dolayısıyla, simüle edilmiş bir dünyadaki davranışlarınızın sonuçlarının farklı olacağı ve sizin bunu önemsediğiniz ölçüde, sıfırdan farklı bir simülasyon ihtimalinin kararlarınızı etkilemesi gerekir. Simülasyonda yaşıyor olduğunuz olasılığı arttıkça, bu ihtimalin kararlarınız üzerindeki etkisinin de artması gerekir.

Bu nedenle, bir simülasyonda yaşıyor olduğunuzun farkına varmanızın kararlarınız üzerinde nasıl bir etkisi olması gerektiğini daha ayrıntılı bir şekilde düşünelim. Bunun için “gerekli” kelimesini [ve gereklilik kiplerini] kullandığımızda ne demek istediğimizi açıklamamız gerekecek ve eğer bir simülasyonda yaşıyorsak, bunun ne tür bir simülasyon olabileceğini tahmin etmek için bir yönteme ihtiyacımız olacak.

Bu makalede “gerekli” kelimesini basitçe insan tercihlerinin genel türlerini belirtmek için kullanacağız. Bunlar arasında uzun yaşamak ve acıdan sakınmak, bunun diğer insanlar için de geçerli olmasını istemek, hakkında iyi şeyler düşünülmesini istemek ve sözü geçen biri olmayı istemek bulunuyor. Nesillerimizin yaratabileceği tarihsel simülasyon çeşitlerini tahmin etmek için ise, öncelikle insanların şu an yarattıkları simülasyonlar ve bunları yaratma nedenleri ile benzetmelerden yola çıkarak akıl yürüteceğiz. Gelecekteki simülasyon türleri ve [yaratılma] nedenlerinin karışımı, elbette bugünkülerden önceden tahmin edemeyeceğimiz şekilde farklı olacaktır. Fakat en azından bu yaklaşım bize eylem için kabaca bir yol sunar.

Nesillerimizin tarihsel simülasyonlar koşturmak için birkaç farklı nedenleri olacağını düşünebiliriz. İlk olarak, bazı tarihsel simülasyonlar, geçmişte gerçekte ne olduğunu öğrenmek veya koşullar değiştiğinde tarihin ne şekilde değişeceğini anlamak amacıyla akademik veya entelektüel nedenlerle koşturulacaktır. Diğer taraftan, başka tarihsel simülasyonlar, hatta belki de ezici çoğunluğu, hikâye anlatımı ve eğlence amaçlarıyla yaratılacaktır. Örneğin, birileri “holodeck”lerinde, yeni binyıla girildiği sıradaki bir partide bulunan ünlü bir aktörü canlandırmak isteyebilir.

Eğer her simülasyon, belirsiz gelecek de dahil olmak üzere, tüm insanlık tarihinin, gerçeğine sadık bir yeniden üretimiyse, tek karar mekanizması “gerçek” tarihi etkilemeyi amaçlayan veya “gerçek” insanların kendileri hakkında iyi şeyler düşünmesini önemseyen kişilere işaret eder. Bu konuları önemseyen kişilerin, bu tür bir etki bırakmanın göründüğünden daha zor olduğunu fark etmeleri gerekir. Ne de olsa, eğer bu bir simülasyon ise, gerçek dünyayı etkilemenin tek yolu, bir şekilde simülasyonu gözlemleyen kişi her kimse onu etkilemektir.

Ancak, olayları tüm detaylarıyla simüle etmek muazzam derecede maliyetli olabilir. Bu nedenle bugünkü simülasyonların çoğu, [birbirlerinden], farklı olayları ne kadar detaylı simüle ettikleri ile farklılaşır. Örneğin, titreşen bir uçak kanadı genellikle daha fazla büküldüğü yerlerde veya yakınındaki hava akımının daha fazla değiştiği konumlarda daha detaylı bir şekilde simüle edilir. Genel olarak, herhangi bir yer için uygun olan detay seviyesi, burayı o detay seviyesinde üretmenin ne kadar maliyetli olduğu ve görece büyük hataların [yani simülasyonun detay seviyesinden kaynaklanan hataların] ilgilenilen nihai sonuçlarda ne büyüklükte hatalara neden olduğu [yani, detay seviyesinden kaynaklanan hataların, simülasyonun gidişatında neden olacağı hataların ne büyüklükte olacağı] ile belirlenir. Gerçek insanlar içeren rol-yapma simülasyonlarında, simülasyon detayını [simülsayon sırasında] değiştirmek daha zor olduğu için, bu simülasyonlar mekân ve simülasyonun sona ereceği zaman konusunda sınırlamalara sahip olacaklardır.

Değişken detayı olan sınırlı bir simülasyonda yaşıyor olmamız ihtimali, hayatımızı nasıl yaşamamız gerektiği ile ilgili pek çok fazladan işaret barındırır. Örneğin, binyılın başlangıcında, gelecekten gelen bir konuğun katılması için oluşturulmuş bilgisayar simülasyonu olan bir parti düşünün. Bu simülasyonun yalnızca bir gece sürmesi planlanmış olabilir ve başlangıçta parti binasındaki insanlarla ve belki de o binadan görünen birkaç kişiyle sınırlı olabilir. Gelecekten gelen konuk partiyi terk etmeye ve şehirde dolaşmaya karar verirse, partideki simüle edilmiş insanlar silinip, parti katılımcısının yürüdüğü caddeyi dolduran simüle edilmiş ile değiştirilebilir.

Bir parti simülasyonunda simüle edilmiş bir kişi olduğunuzun bilincindeyseniz ve mümkün olduğunca uzun süre yaşamak istiyor olsadınız, herhangi birini partiyi terk etmekten vaz geçirmek isteyebilirdiniz. Eğer gelecekten gelen konuk sıkıldığı için partinin erken bitme olasılığı varsa, herkesin iyi vakit geçirdiğinden de emin olmak isteyebilirdiniz. Ve emeklilik için para biriktirme veya Etiyopya’daki yoksullara yardım etme motivasyonunuz, bir simülasyon içerisinde olduğunuzu fark etmeniz nedeniyle ortadan kalkabilirdi; zira bu simülasyonda asla emekli olamayacaksınız ve burada Etiyopya diye bir yer yok.

Elbette, yeni binyıl partisinin, kısa boylu, kırmızı saçlı adam için düzenlendiği kadar belirli bir bilgiye sahip değilsiniz. Fakat, ortalama olarak, diğer olası simülasyonların da kararlarınızı aynı yöne iletmesi ölçüsünde, bir simülasyon içerisinde yaşama olasılığınızdan karar verme konusunda sonuçlar çıkarabilirsiniz.

Örneğin, eğer simülasyonların çoğu tüm insanlık tarihini kapsamıyorsa, bu durumda dünyanızın yakında sona erme ihtimali, bir simülasyonda yaşamıyor olmanıza göre daha yüksektir. Öyleyse, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, kendinizin ve insanlığın geleceği ile daha az ilgilenmeli ve anı daha fazla yaşamanız gerekir. Bu tipik bir simülasyonun ne kadar sürdüğü konusunda hiçbir bilginizin olmadığı durumda da geçerlidir.

Ayrıca, genel olarak, ilgi odağı olan simüle edilmiş kişiler dışında kalan birçok kişi, önceki simülasyonlar temel alınarak rastgele oluşturulmuş veya önceki simüle edilmiş kişilerin önbelleğe alınmış kayıtlarından oluşturulmuş olabilir. Kalabalık simülasyonundaki bazı kişiler, bir zamanlar filmlerin kalabalık sahnelerindeki figüranların yaptığı şekilde, kendilerini hafifçe hareket ettiren ve onlara [sırf konuşuyor gibi görünmeleri için] “bezelye ve havuçlar” dedirten bazı basit programlar tarafından koşturuluyor dahi olabilir. Bu sahte simüle edilmiş insanlara fazla önem vermediğinizi varsayarsak, bu durumda, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, eylemlerinizin, dünyanın geri kalanını nasıl etkilediği konusuyla pek de ilgilenmemeniz gerekir.

Eğer simülasyonlar, yeterli sayıda insanın simülasyonda yaşadıkları fikrine ulaştıklarında sona erme eğilimindeyse, bu durumda eğer uzun süre yaşamak istiyorsanız, çok sayıda kişinin simülasyonda yaşadıklarını öğrenmelerine engel olmak da isteyebilirsiniz. Ancak, kendi nesillerimizin gerçek tarihinde bir simülasyon içerisinde yaşıyor olmamızın olası olduğunu söylemiş olan çok sayıda kişi olduysa, simüle edilmiş bir dünyada benzer sayıda kişinin de bunu söylüyor olmasının sorun yaratmaması gerekir. Çok az sayıda kişinin bu fikirde olması dahi bir sorun olabilir.

Daha genel olarak eğer nesillerimiz, kayıtlı tarihlerindeki gerçek dünyaya benzer simüle edilmiş dünyalar yaratma eğilimindelerse, bu durumda, dünyanızın devam etmesiniz istiyorsanız, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, dünyanın onlara ait kayıtlı tarihteki gibi görünmesini istersiniz. Ve sonuçta, tarihleri varlıklı ve güçlü nesiller ile sonuçlandığından, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, içinde yaşadığınız dünyanın bu gerçekleşecekmiş gibi görünmesini istersiniz.

Eğer nesillerimiz, tarihlerindeki “önemli” kişi ve olayları simüle etme eğilimindelerse, bu durumda çevresinde bulunduğunuz olay ve kişilerin, nesillerimiz nazarında önemli olma olasılığını artırmaya çalışmanız gerekir. Ayrıca bu tür şeylerin gerçekleşmesi için çaba harcamanız da gerekir, çünkü bu şekilde simülasyon sahiplerinin sizi simülasyondan çıkarma veya simülasyonu sona erdirme ihtimalini de azaltmış olursunuz. Eğer çevrenizde gerçekleşmekte olan bir olayın özellikle ilginç olduğu kanısındaysanız, olay sona erdikten kısa bir süre sonra simülasyon sona erebileceği için, sona ermesini engellemek de isteyebilirsiniz.

Eğer nesillerimiz, simülasyonların eğlendirici olmalarını tercih ediyorlarsa, bu durumda, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, çevrenizdeki olayların ve kendinizin de eğlendirici olmasını istemeniz gerekir. “Tüm dünya bir sahnedir ve insanlar yalnızca oyunculardır” [William Shakespeare, “Nasıl İsterseniz”, Perde II, Sahne VII]. Elbette, eğlendirici olarak nitelenen şeyler, zaman ve kültürler arasında bir miktar farklılık göstermektedir ve uzak nesillerimizin zevkleri de bizimkinden farklı olacaktır. Bu nedenle eğlenceli hikâyelerin yaygın olarak paylaştıkları özellikler vurgulanmalıdır. Komik olmak, acımasız olmak, şiddetli olmak, seksi olmak, acınası olmak, kahramanca olmak, … tek kelime ile “dramatik” olmak. Hatta şehit olmak, hikayenizi diğer nesillerin sizi simüle etmek isteyeceği kadar ilgi çekici bir hale getiriyorsa, sizin adınıza iyi bir şey bile olabilir.

Eğer nesillerimiz, simülasyonlarında zaman zaman rol alıyorlarsa, eğer ünlü kişileri canlandırma eğilimindelerse ve eğlenmedikleri zaman simülasyonları sona erdirme eğilimindelerse, bu durumda ünlü insanları mutlu etmeye özen göstermeniz, en azından kendilerine ilgi göstermeniz gerekmektedir. Ve eğer simülasyonlarında ilginç olduklarını düşündükleri kişileri simülasyonda tutma olasılıkları yüksekse, bu durumda da çevrenizdeki ünlü kişiler için kişisel olarak ilgi çekici olmaya çalışmanız gerekir.

Eğer nesillerimiz, simülasyonlarında ahlaka önem veren bir Tanrıyı oynuyorlarsa, simülasyondaki kişileri hayatlarını nasıl geçirdiklerine göre cezalandırıyor veya ödüllendiriyorlarsa, övgüye değer olduğunu düşünecekleri bir hayat sürmeniz sizin için iyi olabilir. Elbette, Tanrıyı oynamaya meraklı nesillerin ahlakındaki genel özellikleri anlamanız gerekecektir. (Örneğin, alçakgönüllülüğe büyük bir vurgu yapmaları tutarsız görünecektir. Diğer taraftan, alçakgönüllülük ve tutarsızlık birbirine pek de yabancı değildir.)

Kısacası, eğer nesillerinizin sizinki gibi yaşamlara ait simülasyonlar yaratma ihtimalleri varsa, bir simülasyonda yaşıyor olabilirsiniz. Ve içinde yaşadığınız simülasyonun özel nedenleri ve doğası hakkında çok fazla bilgi elde etmeniz muhtemel değilse de, günümüzdeki simülasyonların türlerine ve nedenlerine bakıp, benzetmeler yaparak genel sonuçlara varabilirsiniz. Eğer bir simülasyonda yaşıyor olma ihtimaliniz varsa, geri kalan her şey aynı kalmak kaydıyla, diğer kişileri daha az umursamanız, anı daha fazla yaşamanız, dünyanızı en sonunda varlıklı bir hale gelecek gibi göstermeniz, önemli olayları takip etmeniz ve katılım göstermeye çalışmanız, eğlenceli ve övgüye değer olmaya çalışmanız ve çevrenizdeki ünlü kişileri mutlu ve sizinle ilgili tutmaya çalışmanız gerekmektedir.

 

* Bu çalışma, Nick Bostrom’a ait bir makalenin okunması ile doğrudan ve Matrix ve On Üçüncü Kat gibi filmlerden dolaylı olarak esinlenilmiştir. Nick Bostrom, Lee Corbin, Tyler Cowen, Hal Finney, Chris Hibbert, Mark Walker ve bir anonim hakeme yorumları için teşekkür ederim.

 

Kaynak: Nick Bostrom, “Are You Living In A Simulation?”, March 2001, http://simulation-argument.com/simulation.html, http://bilimvesaire.com/2017/02/bilim/simulasyon-argumani/.

 

Bu yazının orijinali http://www.jetpress.org/volume7/simulation.htm adresinde yayımlanmıştır.

 

Yorumlar